Daha İyi Deneyimler İçin 10 Akıllı UX Yazma İpucu

UX ne yazmak da ne demek, diye sorabilirsiniz. Bir metin yazarı olduğunuzu düşünün, ancak işiniz ürünü satma çabası taşımıyor. Bunun yerine, ürünün tek başına özelliklerini gösterebildiğinden emin olmaktan sorumlusunuz ve bunun için çalışıyorsunuz.

UX yazma, ürününüzle etkileşimde bulunan kişiyle konuşuyor olmaktır. Bu bir uygulama, web sitesi veya bir ambalaj olabilir. UX yazma, markanızın sesi olmaktır.

Markanızın dili hep zaman profesyonel ve ciddi mi olmalı? Hatta bir o kadar soğuk ?
Yoksa her zaman şen şakrak, rahat ve eğlenceli olabilir mi?

UX yazma, Kaydı Tamamla  butonunun yanı sıra Her şey hazır, hedef yıldızlar! butonunu da yazmaktır.  Önemli olan hangisini ne zaman kullanacağınızı bilmektir.

UX yazmak, başlık ve cümle penceresi arasındaki farkı anlamayı ve görünüşte özdeş metin dizeleriyle sunulduklarında bu ayrımı içgüdüsel olarak yapabilmek demektir.

Farklı Büyük Harf Kullanımı Kuralları Kullanıcılarınızın Markanıza İlişkin Genel İzlenimini Etkiler

Farklı büyük harf kullanımı kuralları, kullanıcılarınızın markanızla ilgili genel izlenimlerini etkiler.

Oldukça açık kurallar belirlenip düzenli bir şekilde uygulanmadığı takdirde, ürününüz biraz dağınık görünebilir.

Tutarsızlıklar en kötüsüdür. Hangi metinlerin ve metin dizgilerinin büyük harfle yazılmaması gerektiğini bilmeyen mühendisler çoktur.

İyi UX yazma söz konusu olduğunda, her şey büyük önem taşır: en küçük simgeler, düğme etiketleri, form açıklamaları veya yer tutucu metinler, sloganlar, bildirimler, başlıklar, talimatlar ve yönergeler.

Şimdi kalın harflerle yazılmış cümleyi hızlı ve yüksek sesle tekrar okuyun! Kulağa bir ağız dolusu geldi, değil mi?

Her küçük detay önemli bir rol oynar ve marka imajınıza katkıda bulunur. Ayrıca, tasarım ve kullanıcı ara yüzleri oluştururken, gerçek veya gerçeğe yeteri kadar yakın (en azından hacim açısından) bir içerikle çalışmaya başlarsanız, önemli sorunlardan kaçınma şansınız o kadar artar.

Ayrıca, kullanıcılarınızla hangi aracı kullanarak iletişim kurabiliyor olursanız olun, aranızdaki mesajlaşmayı koruyun.

  1. İnsan

Ürünlerinizle etkileşime geçen kullanıcılar büyük olasılıkla insandır, bu yüzden empati kurmaya çalışın. İnsanlar için uyarlanmış deneyimler sunun, özellikle de size robot olduklarını kanıtlamaları gerektikten sonra.

Diyaloğun mümkün olduğunca doğal görünmesini sağlayın, kullanıcılarınızla dostça konuşun, tıpkı arkadaş gibi onlara rehberlik edin. Her zaman açık ve arkadaş canlısı olun, dilsel açıdan ayrıntılı ve fazla karmaşık olmayın.

İnsanları sabırla eğitin ve bir şeyi açıklarken asla onları küçümsemeyin. Kullanıcılardan ürün özelliklerini veya uygulama güncellemesinin neler getirdiğini içgüdüsel olarak algılamalarını beklemeyin; kullanıcılarınızın çoğu teknoloji kurdu olacak diye bir kaide yok.

Özellikle sağlık veya kişisel finans yönetimi gibi hassas konularla uğraşırken kullanıcılarınızla iletişim kurmak için doğru kelimeleri kullanmak oldukça önemlidir.

Geçenlerde hastalara inme sonrası iyileşmeleri boyunca rehberlik eden ve inmenin tekrarlarının oluşmasını önlemelerine yardımcı olan bir uygulamanın geliştirmesinde yer aldım. Kelime grupları düşünüldüğünde; inme rehabilitasyonu ile inme sonrası iyileşmeyi veya risk azaltma ile önleme yi değiştirmenin, hastaların geçmiş travmalarına, mevcut mücadelelerine ve ilerideki zorluklara nasıl baktığı üzerinde büyük bir etkisi olabildiğini gördüm.

  1. Yararlı ve Kullanılabilirlik

Uygulamanın orijinal versiyonun bir bakışta okunabilirliği zordu, üzerinde arama yapabileceğiniz 7 şeyden bahsediyordu. Revizyonumda, üç anahtar örnek seçerek işleri basitleştirdim. Ayrıca başlığı değiştirdim, böylece uygulama faydaya odaklanıyor (sevdiğiniz müzikleri bulmak).

– Marina Posniak, İçerik Stratejisti ve UX Yazarı

Kullanıcılarınızı verimli bir şekilde yönlendirin, mikrokopyanın kullanıcılar için görevleri gerçekleştirmesini kolaylaştırın. Kullandığınız doğru kelimelerle insanların daha fazlasını yapmalarını sağlayın, işlerini zorlaştırmak yerine kolaylaştırın.

Dil bilgisi açısından esnek olun: gereksiz noktalama işaretlerinden kaçının, pasif cümle yapısındansa aktif cümle yapısını kullanın, cümlelerinizde geniş zamanı kullanın ve cümle yapısı mümkün olduğunca basit olsun.

  1. Erişilebilirlik

Her kullanıcının deneyiminin aynı derecede iyi olması için çaba gösterin. UI öğelerinin sırasını mantıklı tutun (bilgi ve talimat aksiyon almaktan önce gelir).

Önemli mesajları iletmek için görsellere güvenmeyin, live text kullanın veya en azından görsel öğelere destekleyici metin ekleyin. Kelimeleri simgelerle değiştirmeyin, ikisinin birbirini tamamlamasına izin verin. Dijital ürünler söz konusu olduğunda, CTA’larınız açıklayıcı olmalı ve kullandığınız görüntüler (simgeler dahil) her bir öğeye atanan değerleri barındıran alternatif metin içermelidir.

Tipografik hiyerarşi oluşturun ve önemli olanları vurgulamak için metninizi çevreleyen beyaz boşlukları başka bir araç olarak kullanın. Aarron Walter (InVision Tasarım Eğitim Başkan Yardımcısı) şöyle bir açıklamada bulundu:

“Her şey izleyicinizin dikkatini çekmek için yapıldığında, hiçbir şey duyulmaz.”

  1. Tutarlılık

Markanıza / ürününüze / sektörünüze uyan doğru ses tonunu bulun. Ya da geleneklerinin dışına çıkın ve tam aksini yapın! Her durumda, kullanıcıların kafasını karıştırmamak veya onları korkutmamak için tutarlı kalmayı unutmayın. Örneğin, tipik olarak çok hafif ve eğlenceli bir dil kullanılan ortamda ortaya çıkan son derece sert bir hata duyurusu, bu dile alışık olmadıklarından ötürü kullanıcıları uzaklaştırabilir.

Cümle ve başlık penceresi arasındaki farkı bilin, hangi kuralların nereye uygulanacağına karar verin ve ardından planınıza sadık kalın. Tutarlılığın ürününüzün her kısmında algılandığından emin olun. Tüm harflerin büyük yazılmasının yaratacağı gücün farkında olun ve bunu akıllıca kullanın.

Ayrıca, metinlerinize mümkün olduğunca süreklilik duygusu katın. Metinleriniz bağlamsal olarak tutarlı olsun ve bazı durumlarda bir hikayeyi andırsın.

  1. Özlülük

Gerekli olmayan tüm bilgilerin çıkarılması, kullanıcılara yüklenen bilişsel yükü azaltır. Bilişsel yük, bir ürünü etkili bir şekilde kullanabilmek için ara yüzünü anlamaya çalışırken ihtiyaç duyulan zihinsel enerji miktarıdır.

Sade bir dil kullanmak ve her şeyi gerektiği süre boyunca uygulamada tutmak özlü olduğunuz anlamına gelmez. Metinlerin anlaşılır ve kısa olması, kullanıcılarınızın hedeflerine ulaşmak için çok çaba harcamak zorunda kalmamasını sağlamak, UX yazımında verimliliğin özüdür.

  1. Açıklık

Netlikten ödün vermeyin. Düğme etiketlerinizi açık bir dille yazın, kullanıcı yolculukları belirsiz olmasın.

Süslü kelimeler kullanmaktan kaçının — sektör jargonunu kullanmak, hangi sektörde olursanız olun, kimi kullanıcılar için anlaşılmaz ve can sıkıcı olabilir.

  1. Doğruluk ve güvenilirlik

Kullanıcılarınıza, nerede oldukları ve belirli bir anda ne yaptıkları hakkında güvende hissetmelerini sağlayacak bilgiler sunarak güven oluşturun. Baktıkları bir ekranda neler yapılabileceklerini veya yapmaları gereken şeyleri ve gerçekleştirmekte oldukları görevin tamamlanmasına kaç adım kaldığını bildirin. Bunu, sayfa başlıkları kadar basit bir şeyle veya breadcrumbs, ilerleme çubukları, araç ipuçları ve bilgi kutuları ile yapabilirsiniz.

“Kullanıcılarınızın ürününüzü kullanırken sorabilecekleri soruları onlar daha ürününüzü kullanmadan önce saptamak, bir UX uygulayıcısı olarak sizin göreviniz. Kullanıcılar, en iyi tasarlanmış kullanıcı yolları için bile soru soracaklardır ve bu soruları tahmin etmek sizin görevinizdir, böylece soruları UX yazarken cevaplayabilirsiniz. ”

– Dylan Ortega, EnjoyHQ  Büyüme Pazarlama Müdürü

  1. Etkileşim halinde olma

Önemli olanla önderlik edin. Kullanıcılarınızın dikkatini çektiğinizde, bunun uzun soluklu olacağını sanmayın. İlk önce onlara aradıkları bilgileri verin, daha sonra ayrıntılar ekleyin.

Olumlu takviyeler yapın. Ziyaretçileri ve kullanıcıları ürününüzde kalmaya, onu keşfetmelerine ve üyeliklerini yükseltmeye teşvik edin. Kullanıcıları üyeliği düşürmekten ve ürününüzü terk etmekten vazgeçirin.

Akışları düzene koymak ve kullanıcı katılımını artırmak için fırsatları belirleyin.

  1. Konum bilincine sahip olmak ve kültürel farkındalık

Dünyanın belirli bir bölgesinde geçerli olan mizahın, farklı bölgeler için iyi bir çeviri karşılığı olmayabilir. Metinlerinizin dilsel ve kültürel sınırlar boyunca iyi performans göstermesi gerekir. Geniş ve çok kültürlü kitleler için ürün oluştururken bunu aklınızda bulundurun.

Ayrıca, önemli mesajları iletmek için belirsiz referanslara güvenmenizi tavsiye etmem, çünkü bu referanslar birçok insan için anlaşılmaz olacaktır. Sadece belirli bir grubun aklınızdakileri anlayacağını ve hatta daha azının onu komik bulacağını varsaymak her zaman güvenlidir. Bu yüzden, meme-y ve resimli karakterleri, önemli bilgileri iletmek yerine kullanıcı deneyimine keyif katacak bir ek olarak düşünün.

  1. Akıcılık (test etme ve tekrarlama)

Metinleriniz umduğunuz gibi çalışıyor mu? Yeterince iyi dönüşüm sağlıyorlar mı? Ya da üzerlerinde ek bir çalışmaya gerek var mı? A/B testinden yararlanın. Bu testi yapmak, özellikle ürünün hedef kitlesiyle tam olarak bağlantı kuramadığınız ve kritik CTA’lar için en iyi ifadeleri belirlemeniz gerektiğinde faydalı olacaktır.

Diller, içinde bulunduğunuz pazar ve kullanıcılarınız sürekli gelişirler. Bir hafta önce harikalar yaratan şey, bugün garip bir şekilde tarih olabilir. Gelişmeleri takip edin ve daima değişimin ön saflarında olmaya çalışın, durgun kalmamaya özen gösterin. Değişimin öncülerine yetişmeye çalışıyorsanız, bunu coşkuyla yapın veya asla ağırdan almayın!

İlk Yorumu Sen Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.