Kişisel İtibar Yönetimi Nedir?

Haber sitelerinin tümüyle utanılası davranışlarla ilgili içerik yayınlamasının bir nedeni var. Başımıza gelmedikçe hepimiz bir itibar zedelenmesi hikayesini severiz. Ünlüler hakkındaki söylentiler gibi. 4 Temmuz’da bir dizi kişisel itibar Philadelphia’daki gibi patlak vermeye başladığında, en güncel ve en detaylı anlatımları okumak için ekranlara tıklıyor ve sayfaları kaydırıyoruz.

Bu dergi kapağında yer almayabilirsiniz, ancak yine de bir itibarınız var. Bu itibarın yönetilmesi gerekiyor.

Okuduğunuz makale, günümüzün itibar odaklı kültüründe kişisel itibar labirentinin karmaşıklığıyla başa çıkabilmek için sunulan bir alan rehberidir. Herkesin bir itibarı vardır. Bu nedenle, herkes bu itibarı yönetme sorumluluğuna sahiptir.

Kişisel İtibar Neden Önemlidir?

Kişisel itibar yönetimi sadece ünlüler için değildir

Çoğu insan kişisel itibar yönetimi terimini duyduğunda, akıllarına gelen ilk şey söylentiler, yorumlar olabilir.

Fakat gerçekte, herkesin güçlü veya zayıf bir itibarı vardır. Her bir insanın itibarı, ne derece güçlü veya zayıf olursa olsun, kendi etki alanında önemlidir. Dünyamız sosyal etkileşimi ve sosyal medya ağları ortamının enerjisiyle yönetiliyor. Bu nedenle, bir bireyin imajı, başka hiçbir neslin uğraşmak zorunda olmadığı bir boyuta ulaştı.

Bugün, itibar sorunları elektronik ortamdaki varlığını sonsuza kadar koruyabilir, milyonlarca izleyiciye ulaşıp viral olabilir ve birkaç saatlik zaman dilimi içinde kişinin halkın beğenisini almaktan onay kazanmasına yardımcı olabilir.

Kişisel itibar yönetimine sadece ünlüler ihtiyaç duymaz. Bir dereceye kadar herkesin, çevrim içi varlığının yönetimine ve korunmasına dikkat etmesi gerekir. Kişisel itibar, bir işi güvence altına almak veya şirket çalışanları tarafından kara listeye alınmak arasındaki fark gibi görülebilir. Kişisel itibar, adınızı HOA (Ev Sahipleri Derneği) başkan adayları listesinin en üstüne yazdırabilir veya siz parkın önünden geçerken mahalledeki annelerin tartışmalarına sebebiyet verebilir.

Kişisel itibar kişisel hijyen gibidir

Kişisel itibar yönetimini, kişisel hijyen gibi düşünmek oldukça yararlı olacaktır. Çoğu insan dişlerini düzenli olarak fırçalamayı, duş almayı, tırnaklarına ve saçlarına bakım yapmayı ve vücudunun kötü kokmasını engellemeye çalışır. Sosyal açıdan bakıldığında bunlar oldukça makul davranışlardır.

Kişisel hijyen kimin sorumluluğu?

Kişisel hijyen bireysel bir sorumluluktur. Elbette, yaşları veya yetersizlikleri sebebiyle kendi başına banyosunu veya bakımını yapamayan kişiler de var. Ancak sağlığı yerinde olan ve zihinsel engeli olmayan çoğu insan bu görevlerin üstesinden gelebilir.

Gereken tek şey biraz zaman ve para mı?

Elbette, ancak çoğumuz kişisel hijyenin için harcanan para ve zamanın iyi bir yatırım olduğuna inanır.

Peki ya yapmazsan?

Duş almayı, tıraş olmayı, saçlarınızı taramayı, tırnaklarınızı kesmeyi, vücut kokunuzu kontrol etmeyi, beslenmenize dikkat etmeyi ve uygun şekilde giyinmeyi bırakırsanız ne olur?

Bunların sonucunda muhtemelen sosyal açıdan dışlanırsınız. Kişisel hijyeni ihmal etmeniz sizinle dalga geçilmesine, uzak durulmasına, başkaları tarafından kınanmanıza, azarlanmanıza ve dışlanmanıza sebebiyet verebilir.

Bu durum, kişisel itibar yönetimine paraleldir. Sonuçları kokulardan bağımsız olsa da, aynı derecede korkunç olabilirler. Herkes kendi itibarıyla ilgilenmekle sorumludur ve bir kez dahi itibarın ihmali söz konusu olursa hayatınız dağılmaya başlar.

İhmalin sonuçları

Hayat ne açıdan “dağılmaya” başlar? Her şey sizin yaşantınıza bağlı olmakla beraber genel açıdan birkaç sonucu sıralayabiliriz. İtibarınızı ihmal ederseniz, yönetimini şans değişkeninin, başkalarının kötü niyetlerinin veya belirsizliğin ellerine bırakmış olursunuz.

Başka hiç kimsenin sizin için dişlerinizi fırçalamayacağı gibi, pek azı kimliğinizi iyi bir şekilde şekillendirecek veya başkalarının sizin hakkınızdaki algılarının olumlu olmasına çalışacaktır. İtibarını ihmal edenler kendilerini romantik ilişkilerde veya arkadaş çevresinde reddedilip, iş veya terfi durumlarında es geçilirken buluyor ve bunu kötü şans diye adlandırıp acı çekiyorlar.

Kulağa acımasızca geliyor ama sosyal açıdan bakıldığında kişinin kendi çevrim içi “markasını” ihmal etmesinin hiçbir mazereti olamaz. Bu sonuçlar kişisel itibar yönetimini teşvik edecek kadar yeterli değilse, o zaman belki de faydaları bu konuda yardımcı olur.

Kişisel itibar yönetiminin faydaları

Durumu abartmak pahasına, kişisel itibar yönetimi olmadan kimse başarılı olamaz.

İtibarınızı temkinli bir şekilde yönettiğinizde, yaşam size fırsat kapılarını açar.

İşte bu faydalardan bazıları.

  • Hayatınızı kendiniz tanımlarsınız. Kişisel itibar yönetimi, bir işletme markası yaratmaya çok benzer. “Ürününüz” nedir veya neyle tanınmak istersiniz? “Hedef müşteriniz” kim ya da çevrenizde nasıl insanlar olsun istiyorsunuz? Her ne kadar çağdaş kültürlerin çoğu sistemsel adaletsizlikten ve bozulan ekonomik veya politik yapılardan dolayı sıkıştırılmış olsa da, hayatınızı yeterli ve uygun bulduğunuz şekilde tanımlamak için gereken araçlara sahipsiniz. Tıpkı taranmış saçlarınızın, hoş kokunuzun, modaya uygun kıyafetlerinizin oluşturduğu kişisel tarzınızı tanımladığınız gibi kişisel markanızı ve itibarınızı da tanımlayabilirsiniz.
  • Başarı başarıyı çeker. İnsanlar sizi belirli bir şekilde algıladıklarında, gerçeklik bu algıların şeklini alır. Bu bir voodoo büyüsü değil. Bu bilim. Örneğin, bir serseri gibi görünüp, işletme kredisi almak için yerel bir bankaya giriyorsanız, başvuru puanınız ne olursa olsun kredi alamayabilirsiniz.
    Buna karşın, özel dikim takım elbise giyiyorsanız, (saçlarınız yeni kesilmiş havası veriyorsa ve kendinize güveninizi yansıtan bir auranız varsa), başvurunuz tam puan almasa bile kredi alabilirsiniz.
  • Güvenlik.Kişisel itibarınızı yönettiğinizde, itibarınız size göz kulak olur. İtibar, size bir iş, ortak, arkadaşlar, bir sosyal güvenlik ağı, mali olanaklar gibi, çoğu insanın başarı olarak kabul ettiği hemen her şeyi verir. İtibarınız olduğunda, sosyal ve finansal güvenlik arenasına girersiniz.
  • Yukarı doğru hareketlilik.Olağanüstü bir itibara sahip olmak, sizi itibarı olmayan veya olumsuz bir üne sahip olan kişilerin olmadığı yerler ve insanlarla etkileşime geçmenizi sağlar. İyi bir itibara sahip olduğunuzda, güce, nüfuz alanına ve daha fazlasına sahip olan insanlara sosyal erişiminiz olur.

Hayatınızda neler olsun istersiniz? İstediğiniz her neyse, kişisel itibarınız bunu size sunacaktır. Fakat önce onu nasıl yöneteceğinizi anlamanız gerekir.

İtibarınızı Nasıl Yönetirsiniz?

Bazı insanlar kişisel itibar yönetiminin bunun gibi bir şey gerektirdiğini düşünmeye meyillidir.

Her nasılsa, üç hecenin bir araya gelmesiyle oluşan “yönetim” kelimesi insanlara kodlayıcıların, bilgisayar hackerlarının, veri bilimcilerin, derin ağ uzmanlarının, Yapay Zeka programcılarının, çeşitli düzeylerdeki yöneticilerin ve ekranda izlenen insanların görüntülerini çağrıştırıyor. Doğruyu söylemek gerekirse, ihtiyacınız olan tek şey bu! Aşağıdaki klişe stok fotoğraf dahil değildir.

Kişisel itibar yönetimi için gerekli kaynaklar

Mevcut bir sorununuz yoksa, kişisel itibarınızı yönetmek için ihtiyacınız olan her şeyi sıraladık.

  1. Çevrimiçi olmanın bir yolu. Bir bilgisayara veya tablete sahip olmanızı öneririm, ancak internete erişebileceğiniz tek yer yerel kütüphanenizse, o bile olur.
  2. Telefon Numarası Birçok sosyal ağ, iki adımlı doğrulama için bir telefon numarası girmenizi gerektirir. Her zaman gerekli değildir, ancak şiddetle tavsiye edilir.
  3. Bir e-posta adresi – Gmail’i aşağıda açıkça açıklanan nedenlerden dolayı öneririm.
  4. İsteğe bağlı olarak: Bir domain satın almak için 50-100 TL

Şimdiyse kaynaklarınızın her biriyle neler yapacağınız.

İtibar Gayrimenkulü: Alanınızı Talep Edin

Yapmanız gereken ilk şey, başlıca sosyal medya ağlarının her birinde hesap açmak. Sosyal medyada zaten bir varlığınız olabilir, ancak hiçbir adımı atlamadığımızdan emin olalım.

Hangi sosyal medya ağlarında bulunmalısınız?

Bu noktada önemli bir iddiada bulunacağım. Tüm büyük sosyal medya sitelerinde kullanıcı adınızı almanızı ve profilinizi oluşturmanızı tavsiye ediyorum.

  • LinkedIn – Sizin çevrim içi özgeçmişiniz. İşe alım yapanlar, meslektaşlar ve işe alım yöneticileri bu mecraya düzenli olarak mevcudiyetlerini parlatmak (ve seninkini kontrol etmek için) gelirler.
  • Facebook – Bir Facebook hesabınız yoksa, bazı insanlar için yoksunuz demektir. Ah, hayat işte. Bunun yanı sıra, Facebook’un mesajlaşma platformu Messenger, dünya çapında iletişim aracı olarak tercih edilen e-postayı geçmeye hazırlanıyor.
  • Twitter – Kullanmayabilirsiniz, ancak kendi isminizde hesap açmalısınız.
  • Instagram – Y kuşağına uyum sağlayıp sağlamamanız önemli değil. Kullanıcı adınızı alın ve bir profil resmi koyun. Şimdilik ihtiyacınız olan tek şey bu.
  • Snapchat – 1980’den sonra doğan insanlar “Snapchat” i çözme konusunda doğuştan gelen bir yetersizliğe sahip gibi gözüküyorlar, ancak bir hesap açmak oldukça kolay.
  • Pinterest – Şaşırtıcı derecede yararlı olabilir.
  • Google+ ve YouTube – İkisi de Google’a ait, yani bir Google veya Gmail hesabınız varsa giriş yapın, hepsi bu kadar. Bir Gmail adresiniz yoksa, gerçekten bir sap açmalısınız.
  • Şiddetle tavsiye edilir – Domain adınızı satın alın. Kendi domaininizi adınızla veya eşdeğer bir adla almak şu anda önemli görünmeyebilir, ancak ne zaman önemli olabileceğini asla bilemezsiniz.  GoDaddy   gibi bir sitede almak istediğiniz domainin.com uzantılı alan olarak mevcut olup olmadığını görmek için araştırma yapın. Adınıza en uygun alan adını bulun ve satın alın.

Sosyal profillerinizde hangi adı kullanmalısınız?

İnsanların sizi Google’da en çok hangi ne şekilde aratacağını düşünüyorsanız o adı kullanmanızı tavsiye ederim. Bazı insanlar bir ekran adı veya sahte ad seçer, bunu yapmayın. Böyle yapmanız adınızın ve çevrim içi adınızın aynı olduğunu anlaması için Google’a güvenmeniz gerektiği anlamına gelir.

Bir çocuğun sosyal medya erişimini denetliyorsanız, yasal adını yetişkin oluncaya kadar veya bazı durumlarda yetişkin gibi davranmaya başlayana kadar kullanmamanızı öneririz.

İşte sosyal medya profilinizde kullanacağınız adlarla ilgili bazı ipuçları. Tüm sosyal medya hesapları aynı değildir, bu yüzden bu ipuçlarının tümü geçerli olmayacaktır.

  • Adınız, sosyal medya hesabınız. Bazı evli çiftler ortak sosyal medya hesapları oluşturmayı tercih ederler, her ikisinin de kullanabileceği tek bir hesap için karma bir isim oluştururlar. Bunu yapmak oldukça kafa karıştırıcıdır ve tavsiye edilmez.
  • Düşündüğünüz kullanıcı adı daha önce alınmışsa şu alternatifleri deneyin:
    • İkinci adınızın ilk harfini ekleyin. Örneğin, JohnASmith
    • İkinci adınızı ekleyin. Örneğin, JohnAdamSmith
    • İlk ve ikinci adınız için baş harfleri kullanın. JASmith
    • Soyadınızı kısaltın: JohnAdamSm.
    • Site tarafından izin veriliyorsa isimleriniz arasında kısa çizgiler kullanın
    • İsminizden önce “The Real” (Gerçek) ekleyin – TheRealJohnSmith
    • Adınıza bir yere “Official”(Resmi) ekleyin – JohnSmithOfficial
    • Sayıları kullanmamaya çalışın. Hiçbir şey adınıza veya kullanıcı adınıza bir dizi sayı eklemekten daha az akılda kalıcı ve daha can sıkıcı olamaz. Belki şanslı sayınız veya daha önce bir takımda oynarken giydiğiniz formanın sayısı vardır, yine de bunu sosyal profillerinizde kullanmayın. JohnAdam008710 önerilmez.
  • Seçtiğiniz ad ne olursa olsun, tüm hesaplarda tutarlı olmasını sağlayın. Instagram üzerinde JohnASmith olarak kayıtlıysanız, Pinterest’te de adınız bu olmalı.
  • Zorunda olmadıkça adınızı değiştirmeyin.
  • Peki ya profil fotoğrafları?

Sosyal medya profil fotoğrafları çok önemlidir. Gerçek bir insan olduğunuzu (bir botun aksine) gösterir ve itibarınız hakkında birçok şey söyler. Aşağıdaki kurallardan bazıları esnetilebilir, özellikle de Facebook profil resminizi düzenli olarak değiştirmeye karar verdiyseniz, ancak çoğunlukla bu kurallar geçerli olacaktır:

  • Bir profil resminiz olsun. Hiçbir şey, gerçek bir fotoğrafı olmayan bir sosyal medya profilinden daha yüksek sesle “ben bir botum” diye bağıramaz. Olayın öznesi sizsiniz, yani çocuklarınız, evcil hayvanlarınız, arabalar ve güzel petunyalarınız sizi yansıtmaz.
  • Profil fotoğrafınızı ciddiye alın. Sadece yatakta yatarken çektiğiniz bir selfieyi kullanmayın. Eğer varsa, bir profesyonel tarafından çekilmiş portrenizi kullanın. Yoksa, bir tane edinmek için 100- 200 TL yatırım yapmak isteyebilirsiniz.
  • Fotoğrafınız güncel olsun. 19 yaşındaki haliniz size daha çekici geliyor olabilir ama şimdi 42 yaşındasınız. Mevcut görünümünüze uygun bir fotoğraf koyun.
  • Güneş gözlüğü takmadığınız bir fotoğraf seçin. Gözlüklerle daha havalı görünebilirsiniz, ancak gözlük gözlerinizi görmemize engel oluyor. Bu sebeple gözlüğü çıkartın.
  • Gülümseyin!
  • Tüm profillerde aynı fotoğrafı kullanın. Sosyal medyada profil resminizi ekleyip daha sonra unutacaksanız (örneğin, belki de Pinterest o kadar ilginizi çekmiyordur), sorun değil. Ancak, aynı fotoğrafları çok aktif olmadığınız sürece Twitter ve Instagram için de kullanmalısınız. Bu demek değil ki aynı fotoğrafı kullanmak zorundasınız. Ancak bu, sosyal medya varlığınıza bir eş biçimlilik ve tanınabilirlik havası veriyor.
  • Bulanık, kırpılmış, gruplandırılmış ve pikselli fotoğrafları kullanmaktan kaçının. Profil fotoğrafınız sadece sizin yüzünüzü içermeli, olabildiğince açık bir şekilde.

İtibar faaliyeti: Aktif olun

Kişisel markanızın çevrimiçi görünürlüğü, sosyal medyada ne kadar bulunduğunuza ve ne söylediğiniz, yaptığınız veya yayınladığınıza bağlıdır. Ne kadar aktif olmak istediğinizi belirlemeniz gerek. Bazı insanlar tüm gün boyunca aktif olup Facebook’ta gönderilerini herkese açık olarak yayınlamayı seçebilir. Diğerleri haftada bir veya iki haftada bir gönderi paylaşmayı seçebilir. Bazı insanlar her zaman LinkedIn’de, bazıları ise Instagram’da daha etkindir.

Sosyal medyada yer alarak itibarınızı yönetirken dikkate alabileceğiniz, üç maddede gözlem ve öneriler:

Gizlilik ayarlarınızı kontrol edin

Sosyal medyada görünürlüğünüzün minimum seviyede olmasını istiyorsanız, önlemlerinizi alın. Gelen arkadaş veya takip isteklerini takip edin ve bilgilerinizin görünürlüğünü kontrol edin.

Ne kadar aktif olmak istediğinize karar verin.

Daha aktif olmak daha fazla yönetim anlamına gelir, yani daha fazla risk demektir, bu da daha fazla zaman ayırmayı gerektirir. Farklı hedefler farklı seviyelerde aktivite gerektirir. Örneğin, iş piyasasındaysanız, LinkedIn etkinliğinizi artırmanız gerekebilir. Eski veya sakıncalı gönderilerin gizlenmesi veya silinmesi de ihtiyatlı olacaktır.

Daha aktif olmak istediğiniz siteleri seçin.

Zamanınız ya da asistanlardan oluşan bir ekibiniz yoksa, tüm sosyal medya hesaplarında oldukça aktif olmak zor olabilir. Sizin ve hedefleriniz için en önemli olanları seçin ve o sitelere zaman ayırın.

İtibar tehlikeleri: Risklere dikkat edin

Kişisel itibar takip ve iyileştirme gerektirir, ancak buna bir de bazı ciddi riskler de eklenmiştir. Kişisel itibarın “yönetim” tarafı birkaç belirgin maddede açıklanabilir. Kendinizi kontrol edin ve geçmişi temizleyin.

İlgili: Kişisel bilgilerin çevrimiçi ortamdan kaldırılması

Kendinizi kontrol edin

Sosyal medyanın kısa tarihi, sosyal medyada itibarlarını herkes önünde yerle bir eden insanların kömürleşmiş kalıntılarıyla doludur. Twitter’da bir dizi küfür, kamuya açılan bir ilişki, sarhoşken yapılan çılgınlıkların fotoğrafları veya birinin patronu hakkında atıp tutmak olsun sosyal medyada her şey çabucak kötüye gidebilir.

Kendiniz için bazı kurallar koymayı deneyin. İlk önce, gerektiğinde ağzınızı kapalı tutamıyorsanız gizlilik ayarlarınızı kontrol edin. Üçüncü kadeh şaraptan sonra telefonunuza dokunmamaya özen gösterin. Ne pahasına olursa olsun, itibarınızın korunması telefonunuzdan ayrılmanın verdiği acıya değer.

Geçmişi temizleyin

The Wall Street Journal’ın Eric Schmidt’le yaptığı röportajda, Schmidt; görünüşe göre ciddiyetle, bir gün her gencin, arkadaşlarının sosyal medya hesaplarında saklanan gençlik şamatalarıyla dolu gönderilerden kurtulmak için yetişkinliğe eriştiklerinde isimlerini otomatik olarak değiştirmeye hak kazanacağını öngördüğünü açıkladı.

Ne yazık ki, sosyal medya Schmidt’in istediği kadar bağışlayıcı değildir. Benden başka herkes, gurur duymadıkları şeyleri yaptı :-). Bazılarımız için, bu “gurur duyulmayan” anlar Facebook fotoğraflarında yaşamaya devam ediyor. O fotoğrafların silinmesi için elinizden geleni yapın. Arkadaşlarınıza yalvarın, etiketinizi kaldırın veya revizyonist tarihe bir şans verin.

Schmidt daha sonra bunun bir şaka olduğunu söylese de, “Çok da iyi bir şaka değildi” diye ekledi. Google ve Facebook’un çıkardığı gizlilik konusunda sebep olduğui ahlaki erozyonu kötüleyebiliriz, ancak Eric Schmidt’in başka bir sözünü de kabul etmek zorundayız: ” Hiç kimsenin bilmesini istemediğiniz bir şey varsa, o davranışı en başta hiç yapmamalısınız.”

Sonuç

Kişisel itibar, sanayileşmiş bir toplumda yaşayan her yetişkin insanın sorumluluğudur. Ama aynı zamanda gerçek bir ayrıcalıktır. Kişisel itibar yönetimi doğru şekilde yapıldığında, size güç, fırsat ve yeni ortamlar sunar.

İtibarınızı yönetmek, acı verici veya zaman alıcı olmak zorunda değildir. Yapmanız gereken alanınızı talep etmek, aktif olmak ve bilinçli kalmaktır.

 

İlk Yorumu Sen Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.